![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
ŞU HALKLA İLİŞKİLER DEDİKLERİ... Son zamanlarda, yönetimdi, insan kaynaklarıydı derken 'Halkla İlişkiler'i iyice ihmal ettiğimin farkına vardım. Bunun farkına varmamın bir diğer nedeni de geçenlerde bir toplantıda kelli ferli bir yöneticinin söylediği sözler oldu. Anladım ki, köprünün altından nice sular akmış olmasına rağmen Halkla İlişkiler hala kupür derlemekten ibaret bir iş gibi görülüyor. Oysa ki dünya buraları geçeli çok oluyor. Şimdilerde profesyonel şirketlerde Halkla ilişkiler departmanları ve tabii ki onların yöneticileri, üst yönetimin stratejik ortağıdır. Ama bu haftaki yazımda stratejik ortaklığı filan bir tarafa bırakıp başa döneceğim ve 'halkla ilişkiler ne iş yapar, ne işe yarar'dan başlayacağım. ADI ÜSTÜNDE Hani derler ya 'ismiyle müsemma' diye, işte Halkla ilişkiler bunun en iyi örneği. Adı üstünde halkla ilişkiler. Peki kim bu ilişki kurulacak halk, önce ona bakalım. Bir kere halkla ilişkilerin halkı değil halkları vardır. Bu halkların başka tanımı da 'yönetimin hedef kitleleri' olarak yapılabilir. Bu hedef kitleleri ikiye ayırmak mümkündür. İç hedef kitleler ve dış hedef kitleler diye. İç hedef kitleler firmanın çalışanlarıdır ve halkla ilişkiler departmanlarının en önemli görevlerinden birisi, firmanın çalışanları ile formel ve doğru iletişim kurmasını sağlamaktır. Halkla ilişkilerin ikinci görevi, medya ile güvene dayalı ilişki kurmaktır. Zira firma dış hedef kitlelerine, dış halklarına ancak onlar sayesinde ulaşabilecektir. Güvene dayalı ilişki kurabilmenin yegane yolu ise açık ve dürüst olmaktır. Tabii ki; güvene dayalı ilişki kurma ihtiyacı sadece medyayı değil, hedef kitleleri de içermektedir. Bu nedenle halkla ilişkilerci gerçekçi olmayan beklentiler yaratmamalıdır. Halkla ilişkilerin temel görevi, hedef kitleleri, üzerinde çalıştığı objenin "onların gereksinimlerine en uygun olan" olduğu konusunda ikna etmektir. Halkla ilişkiler bunu sağlamak için öncelikle dikkat çekecektir. Daha sonra, antipati varsa bunu sempatiye, kayıtsızlık varsa bunu harekete dönüştürerek amacına ulaşacaktır. 'Ama hoca halkla ilişkilerin reklamdan ne farkı kaldı' dediğinizi duyar gibiyim. Çok farkı var. Ali Atıf diyor ki; reklam 'ben iyiyim' der, oysa ki halkla ilişkiler söze 'senin methini duydum' diyerek başlar. Bir kurumun halkla ilişkilerden iyi sonuç alabilmesi için açık, dürüst, istikarlı, inandırıcı, güvenilir, stratejik düşünebilen, detaycı, anlayışlı, esnek, sabırlı, hassas, azimli, hoşgörülü, esprili davranması şarttır. HEDEF KİTLE Halkla ilişkilerin ne iş yaptığından bahsederken bir başka yanlış anlamanın da çözüme kavuşturulması gerektiği inancındayım. İşadamlarımız genellikle sorun ortaya çıktıktan sonra halkla ilişkiler tekniklerini kullanarak çözüme ulaşmaya çalışırlar. Oysa ki yapılması gereken, sorunların çıkabileceğini önceden kestirip, bunlar ortaya çıkmadan kapatmayı becerebilmektir ki; bunun da adı 'proaktif halkla ilişkiler'dir. Bunu gerçekleştirebilmek için iç ve dış hedef kitlelerin sürekli izlenmesi, ilgili çalışmaların aralıksız yapılması gerekir. Bu konu ile ilgili söylenebilecek çok fazla şey olmasına karşın, gazete yazısının kısıtlılığı çerçevesinde değinilebilecek son konu da şudur: Bunları yapabilecek kişinin araştırma tekniklerini, güdüleme yöntemlerini, pazarlamayı, insan kaynakları yönetimini.. vb. bilmesinin zaruri olduğu, yani eğitim almış bir halkla ilişkiler uzmanı olması gereği açıktır. Bu nedenle halkla ilişkilerinizi işsiz akrabalara, eski mankenlere değil mutlaka uzmana emanet edin. Manken ya da akraba bu konuda uzmansa ona bir diyeceğim yok. Kaynak : Yeni Asır Gazetesi |
| ana sayfa | hakkımızda | hizmetler | referanslar | örnek çalışmalar | ödüller | insan kaynakları | iletişim | © 2009 greenactive |
|